Yayınlar

PROJE YOK ET

Geçenlerde Iraklı bir İşadamı ile tanıştım adı bende. Bugün ki Irak'tan gelen bir adam. Ülkesinde yatırım yapmaya hevesli apolitik biri. Kazandığı her kuruşu yine ülkesi için harcayan bir idealist Çevresindekilerde karanlıkta kalmasın diye 5 bin kişinin yaşadığı mahalleye jenaratör koyduran birisi Çocuklar ölmesin diye Hindistan'da bir hastahane ile anlaşan yüreği kocaman bir İNSAN Ülkesine yatırım için bu kadar hevesli bir Bağdatlı her iki cümlesinden birinde soruyor makinaları kurmaya Bağdat'a gelirsiniz değil mi? Türkiye'den almak istiyor makinalarını Arada açıklama yapmak ihtiyacı duyuyor. Bağdat'ta çok bomba patlıyorya diyor. ... Bazen susuyoruz ... Sizler hala çok şanslısınız diyor. İstediğiniz yiyebiliyor içebiliyorsunuz. İstediğiniz yere gidebiliyorsunuz diyor. İşe teknik sohbetlere bir türlü dönemiyoruz. Eskiden böyle değildi diyor! Saddam döneminde mi diyorum.  Yoo diyor Saddam bir projeydi diyor Şaşkın bir halde ne projesi demeye kalmadan anlatmaya başlıyor. Büyük petrol ş…

TANITIM GRUPLARI NEDEN KAPATILIYOR

Çok sevdiği ce takdir ettiğim dostumun kaleminden. Noktasına virgülüne dokunmadan..
http://www.makinetanitimgrubu.com.tr/tr

*TANITIM GRUPLARI NEDEN KAPATILIYOR, BİR BİLENİNİZ VAR MI?* Tanıtım grupları biz ihracatçılara inanılmaz ufuklar açmıştı. Özellikle alıcının güvenini gerektiren makina sektöründe *"TURKISH MACHINERY"* (MTG) fuara katılan firmaların beklentilerini fazlası ile karşılıyordu. *Makina Tanıtım Grubu* sadece fuara katılıp lokum dağıtmıyordu. Konularına göre dernek yetkilileri ile katılınan fuarlarda, yerel makina kullanıcı sektörleriyle anlaşmalar yapıyordu.  Üst düzey hükümet ve stk yetkilileri ile görüşmeler yapılıp, Türk makinalarına daha sıcak bakmaları sağlanıyordu.  Teşvik listelerine alınmamızı sağlıyordu. O ülkenin ihtiyaçları profesyonel şekilde sorgulanıp üyelere aktarılıyordu. O ülke ve ülkedeki sektörle ile ilgili derlenmiş tecrübe ve profesyonel tavsiyeler üyelere veriliyordu. Çok iyi bir tecrübe altyapısı ve know how oluşmuştu. Sektöre en doğru şekilde reh…

YETER ARTIK

Yeter Artık!Beceremediniz. Gidin. Hiç mi utanmıyorsunuz Hiç mi umurunuzda değil. Beceremediniz işte. Size bu iş 10 gömlek büyük geldi. Yüzünüzde mi kızarmıyor. Vicdanızda mı yok! Ahlak yoksunumusunuz? Gidin artık. Gidin. Ülkeyi kan gölüne çevirdiniz! Gidin! 14 yılda eğitim sistemi çöktü yerlerde sürünüyor Bi gidin artık. Ekonomi berbat durumda  Utanmıyor musunuz Türk lirası neredeyse 1970 öncesine döndü Gidin artık. Her nokta da kaos hakim Vicdanınız mı yok. Her gün 10 larca şehit. YETER ARTIK. 1 saat önce bomba patlamadı diye dua eder hale getirdiniz. Gidin istemiyoruz sizi Kadınların sokak ortasında tekmelenmesi dövülmesi taciz edilmesi normal habere dönmüş bir ülkeye dönüştürdünüz. Gidin gidin artık Kürtü Türke Türkü Kürte düşman ettiniz. Yetmedi mi hala Çocuklara tacizi serbest yapmaya çalıştınız Bitmedi mi daha 14 yılda çok basit matematik sorularını çözemeyen çocuklarımız oldu Sıkılmadınız mı Kindar bir nesil geliyor Farkında değilmisiniz Siz hala kemal ile cemal ile kendinize bunları unutturacağınızı mı sanıyor…

Bir Bursa Kızının gözüyle Altıparmak Setbaşı Arası

Resim
Sirkeci Şaban vardı bir zamanlar 
Ben Altıparmak kızıydım. Okulum Heykel'de olduğundan istinasız her gün Altıparmak semtinden çıkardım Heykel'e. "Çıkmak" sözcüğü ta o zamanlardan yapışmış dilimize, oysa o kadar yüksekte bir semt de sayılmazdı Heykel. 
Okula giderken belediye otobüslerine pek binmemi istemezdi evdeki büyükler. Malum sıkış tepiş olurdu otobüsler ve her nasılsa okul giriş çıkış saatlerinde orta yaşta amcalar türerdi! Kızları rahatsız eden bu "amcalar"ın gazabından uzak durmak isteyen öğrenci kızlar, dolmuş denilen küçük taşıtları tercih ederdi o yıllar. Şimdi durum nasıl bilmiyorum çünkü Bursa'dan uzaktayım. 
Bursa'nın şehir merkezi, yani Atatürk Heykeli'nin bulunduğu semt Heykel, belleğime kazınmış isimlerle doludur. Ahmet Vefik Paşa Tiyatrosu, Devlet Güzel Sanatlar Galerisi, Valilik, Adliye, Dilek Sineması, Tayyare Sineması, Yeni Karamürsel Mağazası, Kafkas Pastanesi, Sirkeci Şaban hepsi de Heykel'deydi. Sabah dolmuşla çıkılan H…

ODTÜ lü Olmak

Resim
ODTÜ lü olmak koşmak demek. ODTÜ yü kazandığın okumaya başladığın andan itibaren koşmak demek.Derslere zorunlu olduğun için değil severek gittiğin için koşmak demek. Sınıftan çıkıp yemekhane koşmak, kütüphaneye koşmak, aşık olduğun kızı görebilmek için mimarlığa, işletmeye, felsefeye koşmak. 10 Kasım larda Anıtkabire, Cumhuriyet bayramında caddeye fener alayına baloya, 23 Nisan ve 19 Mayıs larda stadlara koşmak. Bugün de arkadaşlarımız öğrencilere burs imkanı sağlayabilmek için İstanbul Maratonun da koştular. Başta Orhan Tola olmak üzere ismini sayamadığım tüm arkadaşlarıma sevgi ve saygı dolu tebriklerimi sunuyorum. Yine üniversiteler arasında en yüksek katılımı ODTÜ lü mezunlarımız sağladı.
Koşucularımızla gurur duyuyorum.
Orhan Tola
Bülent Fil
Yücel Demir ve eşi Nadir Çetinkaya Mustafa Fatih Akbostancı
Tayyar Tuğutlu Erdal Elbay
Kubilay Dinçer (Kaçuv adına koştu)
Daha adını sayamadığım görüntüsüne ulaşamadığım bir çok ODTÜ lü arkadaşım koştu bugünkü 38. İstanbul Maratonunda
Sevgilerimle





Deprem

Resim
İtalya da rihter ölçeği ile 6 ve üstü şiddette yakın zaman içerisinde 3 deprem oldu. Biliyorsunuz yerkürenin merkezindeki soğuma devam ettiği sürece bu depremler dünyanın çeşitli noktalarında olmaya devam edecekler.Bilimsel açıklaması ne yazık ki yaşayanları tatmin etmeyen bir olaydır bu deprem.  O yüzdendir ki din bezirganları bunun bir çeşit sınama olduğunu söyleyip nemalanmaya çalışırlar. İtalya da ki depremde dikkatimi çeken bir nokta en fazla zararı bu dini mekanların gördüğü oldu.  En azından basında paylaşılan gotoğraflar bu yönde. Oysa şarabın su yerine içildiği hamurun alkolsüz yenmediği Hristiyanların en kutsal mekanlarında bazılarının yer aldığı bu topraklarda içkili yerler sapa sağlam dururken dinleri gereği kutsal sayılan yerler hasar görmüştü. Fotoğraflarda görüntülerde dikkatimi öeken rahibelerin bizim kara çarşaflılara ne kadar da çok benzediğidir. Her neyse asıl derdim bu da değil. Son deprem için rihter ölçeğine göre 6.6 şiddetinde olduğu belirtildi. Hemen aklıma bizim 1…

Bir Musul Hikayesi

Cübbeli din tüccarları iyice midemi bulandırmaya, bağırsaklarımda gaz yapmaya başladı. Bunlar öncelikle görüntüleri ile rahatsızlık veriyorlar. 
Siz ne derseniz deyin neyin hakkını savunursanız savunun din tüccarlarının din bezirganlarının kullandıkları en önemli argümanların başında gelir, cübbe, sakal ve türban. İşte bu cübbeli bezirganlardan bir tanesi Irak taki Sadr hareketinin lideri Mukteda el Sadr efendi Bağdat Türk Büyükelçiliği önünde gösteri yapmaya çağırdı taraftarlarını. Bu açıklama Irak Hükümetin den tepki görmedi. Kısacası böyle bir durum Irak tarafından Türkiye ye açılmış bir savaş ilanıdır. Düşünün Türkiye deki cemaatler Irak Büyükelçiliği önüne yada başka bir devletin toprağına bu şekilde bir saldırı gerçekleştirirse ne yada neler olur.
Bu adam 2009 yılından beri Türkiye nin gündemindedir. Şii mezhebinin liderlerinden bir konumundadır. İran güdümündedir. Irak ta sürekli olarak mezhep savaşı çıkarmak için tahrik peşindedir. Birgün dahi barıştan, kardeşlikten söz etmemişt…