Yayınlar

OKUL DEDİKLERİ

Bugünler de akıllarına geldi "Proje Okul" ile yapılanlara karşı çıkmak. Oysa bu proje 1980 den beri işliyor. Hangi yıl ne kadar ilmik atılacak eğitim sistemi ne kadar bozulacak ve çözülemez hale gelecek. Bugün hala din bezirganlarına inanıp peşinden sürüklenen yığınların arkasından sadece cahil bunlar deyip geçiştiriyoruz. Bu konuda birçok yazı yazıldı çizildi sosyal medyada yer buldu. Basının güçlü kalemleri yazdılar. Peki sonuç yazılanlara selam yola devam. 15 Temmuz tam bir tiyatro. 270 kişi ölmüş tiyatroyu hazırlayan ve sahneye koyanlar için zerre kadar önemi yok. Her seferinde gündemi meşgul edecek yada daha tatsız bir tabirle gıdaklayan tavukları besleyecek arpa darısı atıyorlar ortaya. Bu proje okullar ile ilgili yazılan güzel yazılar var tabii ki! http://www.cumhuriyet.com.tr/m/koseyazisi/614342/Proje_okullar.html http://www.sozcu.com.tr/2016/yazarlar/yilmaz-ozdil/ogretmen-1448672/ http://www.sozcu.com.tr/2016/yazarlar/tokmak/proje-okul-safsatasi-1448578/ http://odatv.c…

Rumeli Kavağı

Resim
Bugün günlerden 15. 2016 yılının Eylül ayının 15. günü bugün. Ayın yarısı, bayramın dördüncü günü. Annesiz babasız geçen bi bayram mı olurmuş. Olmuyor zaten. Bu bayramı İstanbul'u gezerek geçirelim dedik. Yabancı değil yahu kendileri hayat arkadaşım olur. Hadi dedik hergün bir keşif. İlk gün Balat'ta aldık soluğu. Tarih kokan Balat'ın her sokağında bir dükkan açılmış türkçesi unutulmuş kahveciler asortik cafe yazılarıyla. Her sokağında elinde makina gençler gördükleri her nesnede basıyorlar deklanşöre. Eskiden severdim deklanşör sesi keyif verirdi. Şindi makinalar ileri teknoloji lens ayarı yok filtre yok objektif netlik ışık herşey otomatiğe bağlanmış. Buram buram tarih kokacak sanıyorsanız çok beklersiniz. Tarih var evet ama hor kullanılan arnavut kaldırımları değil sadece yıllara tanıklık eden o evlerde hor kullanılıyor. Çamaşırlar sokağı kesiyor evden eve çekilmiş iplere asılan sararmış yıkandığı belli olmuyor ne yazik ki. Bazıları pencere demirlerine asılmış. Çamaşır a…

Kızarmış Domatesler

Resim
Domates dalında kızarırsa güzeldir. Son dönemde domatesler yeşil toplanıp güneşte kızartılıyor. Durun hemen celallenmeyin. Yazının domates ve ailesi ile bir ilgisi yok yazı kısaca akıllı telefon kullanımı ile ilgili abuk sabuk hatta azıcıkta sapık yazılar.Bugün bir yazı okudum bu konu ile ilgili malesef ironi yapayım derken sapıklık yaptığını açık açık itiraf eden bir yazı. Aynen şöyle başlıyor arkadaşlar ile bir lokanta da oturmuş sohbet ederken yan masadaki 3 kişilik aile gözüme takıldı. Genç bir çift ve çocukları. Sapık herif sana ne yan masadan anladık röntgencisin ama hadi bir baktın tamam yeter dön önüne sen. Efendim masalarında sohbet tatlıymış ama bu aile sohbet etmek yerine yemeklerini yiyip ellerindeki telefonlardan başlarını kaldırmıyorlarmış. Adam hem sapık hem de yemeğe beraber geldiği arkadaşlarına karşı saygısız. Bu arada çok bilgili entel olduğunu vurgulama yöntemi aynı akıllı telefonun ingilizce nasıl söylendiğini yazmak. Çok ağır eleştirdiğimi düşünebilirsiniz. Evet a…

Bir Kaşık Mühendislik

Resim
Ben Hacettepe Üniversitesinde çok güzel bir etkinlik. Şu sıkıntılı dönemde insanı ferahlatan az da olsa umutlandıran bir takım çalışması. Mutlu Çanga arkadaşımın fotoğrafları ile.Çocuk olmanın güzelliği...

30 Ağustos

Resim
Bazen 243. günüdür yılın ama çoğunlukla 242. günüdür Ağustosun 30 u. Ne olursa olsun 123 gün kalmıştır yılın bitmesine. İşte o yüzden çok önemlidir. Yoksa zafer mafer hak getire kim takar büyük taarruzu. Taaaaa şeyine kadar yani. Efendim neymiş 1926 tandan beri zafer bayramıymış. Neyin zaferi bu yahu.* Türkiye orduları bir devir kapatmıştır. Şimdi mazlum ve tutsak devletler ve uluslar artık vazgeçilmez bir reçeteye sahiptirler. Mustafa Kemal'in utkusu, dünya için özgürlük ve bağımsızlık sancağıdır. MAHATMA GHANDİ demişte iyi mi etmiş. Ne bilir o! Ne anlar bu işlerden.
Savaştan hemen önce  tarafların durumu bu Zaferin sonucunu belli etmiyordu sanki! GüçlerBüyük Taarruz öncesi durum:[1]18 piyade tümeni, 5 süvari tümeni ve 3 bağımsız alay
207.941 asker[2]
323 top
92.792 tüfek
2.025 hafif ve 839 ağır makineli tüfek
5.282 kılıç
10 uçak
198 kamyon[3]
Büyük Taarruz öncesi durum:[1]12 piyade tümeni, 1 süvari tümeni ve 9 bağımsız alay
224.996 asker[4]
418 top
90.000 tüfek
3.139 hafif ve 1.280 ağır makin…

Yeni bir UMUT

Resim
Benim gibi, uyku apnesi, şekeri olan hastalar için yeni bir umut doğuyor. Ben ve benim gibi hastaların en önemli problemlerinden biri rahat ve doğru nefes alıp veremediğiniz için kanımızdaki oksijen miktarının düşmesi sonucu çoklu organ yetmezliğine sürüklenmemizdir. Galiba bir umut doğuyor bizler için...

Bilim Adamları, Nefes Almadan Yaşamanızı Sağlayan Oksijen Partikülü İcat Etti 1 ay önce Boston Çocuk Hastanesi’inden bir grup bilim adamı, son yılların en büyük medikal buluşlarından birine imza attı. Bilim adamları, kişinin kan akışına enjekte edilebilen ve kana çok hızlı bir biçimde oksijen verebilen bir mikro-partikül geliştirdiler. Bu, nefes alma yetisi engellendiği, hatta durduğu takdirde bile işe yarayabilecek.Bu buluşun her yıl milyonlarca insanı kurtarabileceği öne sürülüyor. Mikro-partiküller, nefes alma durduktan 30 dakika sonrasına kadar bir objeyi canlı tutabiliyor. Bu, hastanın damarlarına yapılan bir enjeksiyon ile meydana geliyor. Enjekte edildikten sonra mikro-partiküll…

DENİZİ TAŞLAMAK

Denize taş atacaktım ama baktım karanlık olmuş hem uykum geldi. Yarın taşlarım artık. Güneş tepeye erişti vakit öğlen. Yine de içimden denize taş atmak gelmiyor. Nereden çıktı bu denize taş atmak demeyin. Deniz kıyısına gelenlerin çoğunda vardır bu istek taş bakarlar kıyıda. Eğer düzgün ve yayvan bir taş ise birden fazla sekecek demektir. Değil ise sadece gelen sesi için fırlatırlar ellerine aldıkları taşı. Yazın sonuna doğru kıyıda taş bulmak zorlaşır. Her kış deniz ona atılan taşları bir güzel yıkayıp kumları ile sildikten sonra kıyıya yeni sezonda yine kendisine atılsın diye bırakır. Bugün bakıyorum ülke tam anlamıyla bu durumda.  Nefret ettiğim bir cümledir "Devletin malı deniz yemeyen keriz". Devlet demek ben demek çalınan her haksız kazanç bizlerin cebinden çıkıyor. En kötüsü de çalıyor ama çalışıyor. Çalan sadece kendine çalışır. Denize taş atmayı sevdiğimiz gibi devleti de taşlamayı seviyoruz. Devlette deniz gibi her on senede bir kendisine atılan taşları sürükleyip kıy…