Yayınlar

DOLANDIRILACAKTIK DOSTLAR

Resim
Yeni yep yeni dolandırıcılık türleri çıkıyor ortaya. Gün geçmiyor ki çevremizden dolandırıldık gitti paramız diye bir haber çıkmasın.
İster istemez hayranlık ve kıskançlık duyuyor insan.
Hemen yanlış anlamayın kıskançlığım da hayranlığım da kolay para kazanmalarına yaptıkları şerefsizliğe değil.
Yaratıcılıkları ve işlerine gösterdikleri özene.
Bakıyorsunuz karşınızdaki oscarlık bir oyuncu telefonda sizi sürüklüyor
Nobellik bir yazar en ince detayına kadar düşünerek hazırlıyor dökümanlarını.
Her dolandırıcılık gibi suç işliyorlar, insanların bir anlık boşluklarından yararlanıyorlar.
Şimdi yeni bir dolandırıcılık türü için sizleri uyaracağım.
Sosyal medya kullanılarak yapılan bir dolandırıcılık.
Bu yazı aynı zaman da bir suç duyurusu
Sizler ve dostlarınız için ise uyarıcı olacak.
...
Bundan tam 9 gün önce bir elektronik posta aldım içinde yaptığım başvuruya istinaden iş teklifini içeren.
Elektronik posta sözüm ona TOTAL Oil and Gas UK firmasından geliyordu.
Aynı firma adına Linkedin de …

BU TOPRAKLARDA ADAM OLMAK ZOR

Nedir biz adamların bu kadınlardan çektikleri.
Her eziyeti bize reva görüyorlar.
Okuduk o kadar özgürlüğümüzü kazanalım diye ama hala kadınların altında bir başka göz ile bakılıyoruz.
Her türlü baskı bize yapılıyor.
Bu ülkede çok zor şartlarda ve sınavlardan geçerek hem de dereceye girip okudum üniversiteyi
Yüzlerce kadının arasında üç beş adamdık biz.
Yine de hep sorgulandı zekamız bugünün moda tabiri ile matematiksel zekamız.
Üstüne yetmedi uzmanlık yaptık okuduk doyamadık okumaya ama kadın olamadık ya sadece adamdık biz.
Hep öylesine bakıldık.
Önce bedenimize
Skeçlerde itilmiş bile olamadık
Kakılmış olandık biz.
Özellikle son 20 yıldır gözlemliyorum adam olmak daha da zorlaştı bu topraklarda.
Suçlusu tabii ki de yalnız kadınlar değil
Biz adamlarda suçluyuz.
Hala her kadını potansiyel sapık olarak görüyoruz.
Metro da otobüs durağında her yaklaşanı sapık ilan ediyoruz.
Her gülümseyene hah bana değil de vücuduma gülümsedi diyoruz.
Kaslı değilse vücudumuz zaten ayrı bir aşağılama görüy…

İK Danışmanları için

Sadece Danışmanlar için değil tüm şirketler için kaleme aldım bunları....
Bizde bu işler neden olmuyor. Bunca yıllık iş hayatım da sadece İngilizleri kıskandım. Her seferinde beni şaşırtmaya devam ediyorlar. Küçücük bir ada nasıl olurda bütün dünyaya hükmedebilir diye düşünmeyin nasıl bu kadar  yaratıcı oluyorlar diye hiç düşünmeyin. Yaptıkları işi doğru ve eksiksiz yapıyorlar.  Türkiye de de birçok iş başvurum oldu. Doğru düzgünü bırakın çoğunda bir geri dönüş bile yapmadılar.  İş görüşmesine çağıranlar ise çok daha komik durumlara düştüler. *Kapıda size tekrar iş başvuru formu doldurtanlar *Firma gizli diyen İK danışmanları * Daha ilk buluşmada size kaç para istiyorsun diyenler * Anlat bakalım diyenler * Firma için ne yapacaksın diyenler * Başvurduğunuz işin daha tanımını bile yapamayanlar * 50-60 yıllık firma olduğunu söyleyip tek bir standart uygulaması dahi olmayanlar * Genel Müdür ilanı verip Üretim Müdürü arayanlar * Ebitta yı internet datası sananlar Kısacası ne aradığını bilmeyenler. Yakın…

Martılar

Resim
İstanbul da serin bir gün. Yer Çengelköy sahil. Mekan Sütiş. Yer, mekan, tad ve servis olarak tavsiye ediyorum.








Faşist SOL

Yeni bir tür bu
Son dönemde türediler
Özellikle SSCB dağıldıktan sonra yönlerini şaşırdılar.
Solu anlamadıkları ve sosyalist olamadıkları aşıkar
Kapitalizmin sadist kapitaline kapıldılar
Faşizmin mazoistliği hoşlarına gidiyor.
Kim mi bunlar
Dön arkanı kapa gözlerini tıka kulaklarını hafifçe öne doğru eğil sabırla bekle
Nasıl olsa biri gelip sana çarpacaktır.
Türkiye de sol ve sosyalizm gerçeği 1920 de Cumhuriyetin ilanından önce başladı
Şiişşşşşttttt acele etmeyin Atatürk edebiyatı yapmayacağım sizlere
Osmanlı döneminde sol yok muydu peki
Benim bildiğim
Kitaplardan okuduğum
Araştırmalardan incelediğim kadarı ile yoktu.
1923 Cumhuriyetin ilanından hemen sonra ilk sol kapışmaları bölünme hareketleri başladı.
Atatürk Sosyalistlerinden bahsetmiyorum.
Haklarında çok az yazı ve belge bulunan Sosyalist Devrimcilerden bahsediyorum.
Bunların arasında en ünlüsü ele avuca gelmeyeni Nazım Hikmet
Sosyalist birinin yargılandığı ilk dava da yine kendisine 1925 yılında İstiklal mahkemelerinde açılan …

YAZIYOOOORRR

Resim
Eskilerde kalmış bir hatıra...
Sokakta yazıyooooo diye bağıran küçük çocuklar.
Koltuğunun altına sıkıştırdığı gazeteleri biran önce satma telaşında çocuklar.
Bizler bile yetişemedik o zamanlara
Çocukluğumdan hatırladığım gazete satıcıları kocaman adamlar kollarının altında çeşitli gazeteler
Sokak sokak dolaşır satarlardı
Günde 100 gazete satsa evini rızkını çıkarırdı
Çok kazandığını düşünmeyin az ile yetinmesini bilen bir toplumduk.
Tüketim toplumu olmamıştık daha.
Şimdi neden yazıyor bütün bunları diye geçiriyorsunuz içinizden
Türkiye!de gazetecilik yok dersem
Eee zaten biliyoruz dersiniz
Tüm dünya da gazetecilik bitti desem
Yine şaşırmaz olabilir dersiniz.
Bunca bilimsel kurumu olan bir meslek nasıl yok olur diye sorgulamaz düşünmezsiniz.
Gazeteciliğin sadece filmlerde kaldığı günümüzde
Ülkemizde haber yaptığı için insanlar demir parmaklıklar arkasına konulurken
Gelişmiş diye tanımladığımız batı dünyasında ise itibarsızlaştırma ve satınalma yolu ile gazetecilik planlı bir şekilde y…

Döner vazgeçilmezdir.

Resim
Kavacıkta Bayramoğlu Döner içeride ayakta 30 dk dır sıra bekleyenler var. Anlatmakla anlaşılmaz yaşamak lazım.
Yine de not düşmeden edemiyeceğim. Bursa İskender kebabının eline su dökemez.
Servis bu kadar hızlı ve başarılı olmasına rağmen yemek yemenin tadına varamadım. Üzerinizde inanılmaz bir baskı oluyor. Peşinizden at koştururcasına hızlı yemek ihtiyacı hissediyorsunuz. Ne yediğinizi tam anlayamıyorsunuz.
Etin tadına gelince et başarılı hazırlanmış olsa da alev yalamış bir et yiyorsunuz.
Tekrar aynı yere gidermiyim diye merak ediyorsanız çok zor. Benim için yemek keyif olmalı!