Yayınlar

YAZIYOOOORRR

Resim
Eskilerde kalmış bir hatıra...
Sokakta yazıyooooo diye bağıran küçük çocuklar.
Koltuğunun altına sıkıştırdığı gazeteleri biran önce satma telaşında çocuklar.
Bizler bile yetişemedik o zamanlara
Çocukluğumdan hatırladığım gazete satıcıları kocaman adamlar kollarının altında çeşitli gazeteler
Sokak sokak dolaşır satarlardı
Günde 100 gazete satsa evini rızkını çıkarırdı
Çok kazandığını düşünmeyin az ile yetinmesini bilen bir toplumduk.
Tüketim toplumu olmamıştık daha.
Şimdi neden yazıyor bütün bunları diye geçiriyorsunuz içinizden
Türkiye!de gazetecilik yok dersem
Eee zaten biliyoruz dersiniz
Tüm dünya da gazetecilik bitti desem
Yine şaşırmaz olabilir dersiniz.
Bunca bilimsel kurumu olan bir meslek nasıl yok olur diye sorgulamaz düşünmezsiniz.
Gazeteciliğin sadece filmlerde kaldığı günümüzde
Ülkemizde haber yaptığı için insanlar demir parmaklıklar arkasına konulurken
Gelişmiş diye tanımladığımız batı dünyasında ise itibarsızlaştırma ve satınalma yolu ile gazetecilik planlı bir şekilde y…

Döner vazgeçilmezdir.

Resim
Kavacıkta Bayramoğlu Döner içeride ayakta 30 dk dır sıra bekleyenler var. Anlatmakla anlaşılmaz yaşamak lazım.
Yine de not düşmeden edemiyeceğim. Bursa İskender kebabının eline su dökemez.
Servis bu kadar hızlı ve başarılı olmasına rağmen yemek yemenin tadına varamadım. Üzerinizde inanılmaz bir baskı oluyor. Peşinizden at koştururcasına hızlı yemek ihtiyacı hissediyorsunuz. Ne yediğinizi tam anlayamıyorsunuz.
Etin tadına gelince et başarılı hazırlanmış olsa da alev yalamış bir et yiyorsunuz.
Tekrar aynı yere gidermiyim diye merak ediyorsanız çok zor. Benim için yemek keyif olmalı!







Beyaz

Resim
Ve kar yağıyor.





Yol

Resim

İstanbul

Resim
Kadıköy de güneş battı batıyor. 

Denizin Delisiyim Ben

Resim
Denizin Delisi Unutmak mı, delisin, 
Gitmesem de bekler orada deniz. 
Gelirsem bilmelisin 
Benim beklememdir burada deniz. 
Gitmek gibi geleceğim 
Denizin delisine. 
Delinin denizi gibi, 
O ne kadar giderse. 
Özdemir Asaf

Nazım üstadın anısına

Davet Dörtnala gelip Uzak Asya'dan 
Akdenize bir kısrak başı gibi uzanan 
Bu memleket bizim! 
Bilekler kan içinde, dişler kenetli 
ayaklar çıplak 
Ve ipek bir halıya benzeyen toprak 
Bu cehennem, bu cennet bizim! 
Kapansın el kapıları bir daha açılmasın 
yok edin insanın insana kulluğunu 
Bu davet bizim! 
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür 
Ve bir orman gibi kardeşçesine 
Bu hasret bizim! 
Nazım Hikmet Ran