Yayınlar

VURSUNLAR BİRTANE DAHA

Susku, ranzada üst komşum, ben alt katta o üst katta yatıyor.
Pırlanta gibi biri,
ODTÜ ye değer katanlardan biri
Siyasetten uzak, babası Türkiyenin en önemli siyasilerinden biri
Çok genç yaşta tanıştı böbrek ağrısı ile
Böbreklerinde ki kum acı veriyor.
Onunla beraber acısını paylaşsam da Susku zıpla, zıplarsan kumlar dökülür demekten kendimi alamıyorum.
Zıplıyor Susku sabaha kadar.
Bu kadar temiz biri O.
Yine Vedat ve Şadi ile briç oynamaktan döndüğüm bir gece
Odaya girdiğimde Susku'yu ayaklarını tavana dikmiş buluyorum.
Acıdan kıvranıyor
Susku'nun yüzündeki acı yarattığı komik pozisyonun önüne geçiyor.
Hadi diyorum gidiyoruz.
Cevap veremiyor ağrıdan konuşmakta zorlanıyor.
Koşarak 6 katı iniyorum.
Danışmadaki görevliden rica ediyorum revirdeki ambulansı çağırıyor.
Ambulansa dediğime bakmayın içinde hiçbir techizat yok
Bir solukta yine odaya çıkıp Suskuyu indiriyorum ranzadan
Üzerine birşeyler alıp çoraplarını ve ayakkabılarını giydiriyorum.
Koluna girip aşağıya iniyoruz.
Daha …

BİR PAZAR EYMİR

ODTÜ'nün çok büyük bir arazisi vardır. Herkesin ağzını sulandıran.
Bilkent'in mevcut kampüsünün büyük bölümünün ODTÜ arazisi olduğu söylenir.
Hatta bu araziye el konulabilmesi için önce ağaçların kestirtildiği de iddia edilir.
İşte bu kocaman arazinin içinde su sporlarının yapılabildiği bir Eymir Göleti de vardır.
Birçok ODTÜ'lü bu göleti görmeden mezun olur.
Bende sadece birkez gidebildim Eymir Göletine.
Oysa her pazar sabah 9 da bir otobüs kalkardı yurtlar bölgesinden.
Akşam 5 de de Eymir'den yurtlar bölgesine gelirdi.
Hazırlıkda son haftamıza girmiştik.
Black Sabatth dinlerken kupamdan çayımı yudumluyordum.
Confucius ranzasına uzanmış elinde teksirler, Ali sınava çalışıyordu.
Odanın kapısı hafifçe aralandı. Bülent kimseyi rahatsız etmemek için önce şöyle bir bakındı.
Sonra gelip Susku'nun sandalyesine oturdu.
Uyuyan yok değil mi diye de yavaşça sordu.
Gülümsedim... Anladık anladık dedi bu müzikte uyuyan olmaz diye kendisi cevapladı.
Bülent'te Bursalı idi. Te…

KIŞ UYKUSU

32 yıldan kalma bir Temmuz gecesi
Nereden aklıma takıldıysa her sıcakta her soğukta aynı nakarat
Bilmem kaç yıldan beri böylesi görülmedi
Betimlemek mi gerekiyor sıcak işte
Bu sıcakta kış uykusunda olanlar var
Ne yani onlar için son 32 yılın en uzun uykusu mu oluyor bu.
Gölgede derece kaçmış bir yerimize
Boz ayı ininde kış uykusunda sen neler söylüyorsun
Hiç bir ayı ile uykuya yattınız mı?
Horlamaz ayılar homurdanır ama siz korkudan horluyor sanırsınız
Oysa en tatlı hayvandır ayı
Hem tatlıyı sever hem de tembelliği
Balın iyisini kovan balını sever ayı
Kovana sokar elini arıların hışmına aldırmada
Avuç avuç yer balları
Armudun da iyisini tatlısını bilir ayı
Daldaki armudun da yerdeki armudunda iyisinden o anlar
Bazen koca gövdesi set kurar akan buz gibi suyun önünde
En büyük en yağlı en leziz alabalıkları ayırır sudan bir pençe darbesi ile
İyidir hoştur ama tembeldir bizim bu ayı
Bütün kışı şninde uyuyarak geçirir.
Aç kaldığında bile inmez köye yolunu şaşırmadıktan sonra
Yolda omuz ata…

ŞİMDİ DÜŞÜNME ZAMANI

Seçimler bitti...
Yine kendimiz çaldık kendimiz oynadık.
Kimselere anlatamadık derdimizi
Sosyal toplum olmayı öğretemedik.
Eşit haklara sahip olup insanca yaşamak gerektiğini
Soınuç hile var yada yok ezici bir çoğunluk ile Faşizm
Milliyetçilik demiyorumFaşizm diyorum.
Faşist baskılardan kurtulmak için sandığa gidildi
Ve faşizm onaylandı %50 ile onaylandı.
Birileri çıkacak ülke istikrar istedi diyecek
Hadi oradan be mozaşist mi bu ülke faşizm de istikrar istesin
Ama sonuç öyle
Ülke kararını polis devletinden yana verdi.
Polisin 15 metreden baskısına karşı başka kime oy verebilirdi ki.
Şimdi artık birbirini suçlama değil
onu yapsaydık bunu etseydik değil
Düşünme zamanı
500 bin oyu alabilmek için ne yapmamız gerektiğini düşünme zamanı
Bırakın 500 bin oyu iktidara gelmek için
Bu ülkeyi faşist otoriteden kurtarmak için düşünme zamanı
Önce yapmamız gerek Komünizm bir dinsizlik olmadığını
Bir korku değil aksine sosyal toplumsal bir olgu olduğunu anlatmamız gerekiyor
İlk defa güzel bir seçim …

DEMOKRASİ Mİ DEDİ BİRİ!

12 Haziran 2011 Genel seçimleri
Ve ben oy kullanamadım.
Hem de demokrasinin birinci gereğini yerine getiremedim.
Neden mi diye soruyorsunuz
Söyliyeyim adres değişikliğini zamanında nüfus müdürlüğüne bildirmediğim için
Adres değişikliklerini Nüfsu Müdürlüğüne bildirmem gerektiğini bilmiyordum.
Öğrendim.
Cezasını para ile ödedim.
Değişikliği bildirdim.
Ama yine de oy kullanamadım
Neden diye sordum
30 Mart son tarihti dediler.
Sonrasında YSK ya telefon açtım
İlgili birim dediler bir hanımefendiyi bağladılar.
Oy kullanmak istediğimi söyledim
Bu isteğim olmasına rağmen basit bir adres değişikliği ile bunun nasıl elimden alındığını sordum.
2007 Seçimleri ile şimdiki seçmen sayısında ki artışa rağmen oy kullanamamı içime sindiremediğimi söyledim.
Bana kızdı, YSK başkanı bu konuda açıklama yaptıya dedi.
Hanımefendi dedim, ben TC vatandaşıyım ve oy kullanma hakkımı istiyorum dedim.
Biz dedi adrese dayalı seçmen belirliyoruz.
Kızgınlığı hala sesinin tonundan anlaşılıyordu.
Peki dedim evsizlerin…

ÇELİK ÇOMAK OYNADINIZ MI SİZ HİÇ!

Çocukluğumdan aklımda kalan birkaç oyundan biri
Neden çelik diyorduk bilmiyorum.
Sanırım bir yerimize geldiğinde duyduğumuz acıdan olsa gerek.
Kim öğretmişti neden oynardık
Zevki neydi
Kazanana ne veriyorlardı.
Alt tarafı uzunca bir sopa ile kısaca bir sopaya vurma oyunu idi.
Oyun kısaca iki taşın üstüne yatay koyduğumuz kısa sopayı
Hatta sopa bile denmez dal parçasını
Büyük sopa ile havalandırarak vurmak ve olabildiğince uzağa atmak
Oyun tamamı ile bundan ibaret idi.
Gerisi teferruat
Bursa da kuralları sayı hesaplamasını farklı uygulardık
Yalova'ya gittiğimizde farklı
Eskişehir de ise biraz daha farklı idi.
Ama temel kural kısa sopayı havalandır ve vur.
Çok basit gibi görünen bu oyunda bile
Takım olabilmek vardı,
Paylaşmak birlikte hareket edebilmek vardı.
Sevgi vardı dostluk vardı.
Ne çelik ne de çomak önemli değildi
Günümüzde ise çocukar kendileri için hazırlanmış
Paylaşımı olmayan
İletişimi olmayan bilgisayar oyunlarındalar.
Şimdi bunu oğlum okusa hemen itiraz eder.
Ama baba b…

KORKU KRALLIĞI 3

Geçen gün bir arkadaşım bilim çözemedi korkuyu sen mi üstesinden geleceksin dedi.
Psikiyatri bilimi uğraşıyor korkular üzerine
Buldukları keşfettikleri her konunun sonuna fobi eklediler mi bilimsel oluveriyor korku
Çok büyük saygı duyuyorum çok zor bir bilim dalı
Ne olursa olsun bu yazı dizisine devam edeceğim.
Ama bugün biraz bilimsel bakacağım korkuya.
Psikiyatri bilimi üç ana gruba ayırmış korkularımızı
Sosyal-fobi, Agora-fobi ve Özgül-fobiler
Öyle uzuuunnn uzadıya yazınca kimse okumuyor.
O yüzden bugün sadece sosyal korkularımızın üzerinde duralım.
En çok karşılaştığımız korkulardan biri misafir kabul etmek
Özellikle hanımların büyük korkusu
Evim dağınık aman tanrım
Ne yaparım ben şimdi
Hay allah bak şurada da toz kalmış
Eeee ne ikram edeceğim
Gelende bir dedikoducu ki sorma gitsin
Hay allah şimdi bu herşeye kusur bulur
Ya başkalarına da anlatırsa
ooo
Gitti ömrün yarısı
Alt tarafı gelen misafir.
Misafir evime geliyor ise
Ben nasılsam öyle görsün beni
Benden rahatsız olana misafir…