YALANDAN dinDAR
Lise yıllarımdı, sağ sol kavgasının yoğun yaşandığı bir dönem. Konuşurduk çoğunlukla hararetli tartışmalarımız olurdu. Ülkenin geleceği ile ilgili. Edebiyat hocamız Tercüman gazetesini överdi sınıfta. Duygularına hislerine tercüman olduğunu söyleyerek. Dedem Son Havadis okurdu düzenli olarak. Adalet partinin yayın organı gibiydi her ikisi de. Hürriyet daha ortada haberler yapardı, Milliyet ise aynı patronun daha sola yakın gazetesi. Medyanın gücü o zamanlarda inkar edilemezdi. Sağcısı da solcusu da Tercümanın spor sayfasından övgü ile bahsederdi. Cumhuriyet en solda olan gazete idi. Cumhuriyette yazımız yayınlansın diye edebiyat parçalardık. Yazdıklarımın tashihini sağcı Edebiyat Hocamıza yaptırtırdım. O zaman da vardı bu dinciler, hep aynı ezilmiş mağdur edebiyatı ile. Sağcısı da gülümserdi onların ağlanmasına ağlak suratına solcusu da. Sonra bir sabah uyandık ki ordu yönetime el koymuş, 12 Eylül sabahı idi. Tek açık yer Camiilerdi. Ülke genelinde sokağa çıkma yasağı vardı ama günde …